Work Text:
"Larg, tanıştırmayacak mıdın beni hanimefendiyle??" Orion, yüzüne zoraki bir gülümseme gelirken Larg'a döndü. Aklından onlarca ihtimal geçiyordu.
"Tanıştırmicam." Larg bir süre duraksadıktan sonra aceleci bir şekilde kafasını çevirip cevap verdi.. Ki kadın Orion'un elini kavrayıp hafifçe salladıktan sonra konuştu.
"Eleanor! Larg'ın karısıyım." Eleanor hafif bir gülümseme ve heyecanla kendini tanıttı. Orion, kalbi durmuş gibi hissetti. Larg'a bakıyordu. Larg, dudağını ısırıp hafifçe kafasını çevirince, Orion serbestteki elini yumruk haline getirerek sıktı. Bağırmamak için yapıyordu, birşeye vurmak istediğinden değil. Sinirliydi. Eleanor'a değil- onun bir suçu yoktu. Larg'a sinirliydi. Larg'ın ondan bunu saklamasına sinirliydi. Eleanor, gerginliği fark etmiş olacak ki, Orion'un elini nazikçe sıktı. "Hadi, bir masaya geçelim. Sohbet ederiz." Larg duruşunu hafifçe düzeltip onayladı. Orion konuşamıyordu bile. Sohbet ederek yürüyen ikilinin arkasından takip ederken sadece Larg'ın sırtına bakıyordu.
İçkileri alıp masaya geri gelmişlerdi. Larg'ın anlattıklarına hem inanıyor hem de kafası almıyordu. Bunlar doğruysa Larg neden gizlemişti bunu?? Orion bacağını hafifçe sektiriyordu. Hem düşünüyor hem de bir yandan dinlemeye çalışıyordu. Baş parmağındaki tırnak, işaret parmağının ucuna batıyordu.
"Ee? Anlat bakalım, eski kocam.. Neler yaptın?" Eleanor hafif alaycı bir şekilde sormuştu. Larg, romantik ilgi duyduğu biri olmasa bile önemsediği biriydi.
Orion bunu duyunca dişlerini gıcırdatıp Larg'a baktı. "Anlat bakalım, eski kocası." sesi istediğinden daha sinirli çıkmıştı. Kendisi düşünürken Larg ve Eleanor sohbete dalmıştı. Larg, esir aldıkları bir düşman askerinin anısını anlatıyor, Eleanor ile gülüşüyorlardı. Prens'in azarlamasıyla Orion irkildi. Duruşunu düzeltip Prens'e baktı.
"..arkadaş da yapmışsınız kendinize. Ne güzel. Merhabalar hanımefendi." Prens bir alaycılıkla söylerken Hasharia, Orion'a bakıyordu. Komutanın morali bozuk gibiydi, nede-
"Larg'ın karısı, efendim!" Orion sinirini tutamayıp hafif bir baş eğmesi ve alaycı bir gülümsemeyle açıkladı.
"Ney?" Prens, herkesin aklındakini seslendirmişti. Bunu kimse beklemiyordu.
"Orion." Larg tam çıkışacakken Thenio araya girdi.
"Masanın ucunda olduğunuz için galiba yanlış anladım. Ne dedin?" Thenio sorguladı.
"Orion, ne biçim konuşuyorsun sen?"
"Aa! Çok özür dilerim, Larg!" Larg tam bir nefes alacakken devam etti. "Eşi! Ruh eşi!"
"Orion, sus artık." Larg hafifçe sesini yükselterek konuştu. Orion dondu, sonra da kafasını Larg'a çevirdi. Kollarını çaprazladı ve tırnaklarını koluna geçirirken Larg'a baktı.
"Ben- ben kalksam iyi olacak. Rahatsız ettim, özür dilerim." Eleanor, kalkarken mırıldandı.
"Otur." beklenmedik bir şekilde: istek Larg'dan değil, Orion'dan gelmişti. Orion kendisi ayağa kalktı. "Eğer gitmesi gereken biri varsa o da benim. Yeterince belli." Orion içkisini aldı, ayak topuğunda döndü ve masadan uzaklaştı. Larg'ın arkasından seslenişini umursamadı. Umursayamadı.
Masada bir süre sessizlik oluşmuştu. O sessizlik içerisinde yemekler gelmiş, ama porsiyonları fark edilince bir kızışma yaşandı. Hasharia pek ses etmeden kalktı masadan. Prens, garsonla kavga ederken kimse fark etmemişti kalktığını. Masadan uzaklaşırken Larg'a baktı. Ne oluyordu? Bir süre dolandı etrafta. Bir kaç kişi onu görmeyip çarpmış olsa da, eh, sorun yoktu. Sonunda Orion, bakış açısına girdi. Kıvırcık saçlı bir kadınla konuşuyordu. Hasharia derin bir nefes alıp Orion'un yanına gitti.
"Kusuruma bakmayın hanımefendi, ama ben komutanı birazcık ödünç alacağım." krskin bir sesle söyledi. Kıvırcık saçlı kadının gözü seğirdi ama geri adım attı. Hasharia, Orion'un karşısına geçip sütuna yaslandı. "İyi misin?"
"İyiyim, majesteleri.." Orion mırıldandı. Kolları, tırnaklarını geçirdiği yerlerde hafifçe kabarmıştı. Kanamıyordu, ama yanıyor gibi duruyordu. Baş parmağı kabarıklıkların üstünde geziyor, Hasharia'ya bakmıyordu.
"O kadın gerçekten Larg'ın karısı mı?"
"Eski karısıymış. Neyse ne."
...
"Karısı olduğunu bilmiyordum." Hasharia sessizce söyledi. Ne diyeceğini bilmiyordu.
"Ben bile bilmiyordum! BANA bile söylemedi!" sesi hafifçe yükselmişti. Kendini susturman için tırnaklarını tekrar koluna bastırdı. Hasharia, Orion'un eline, sonra da yüzüne baktı. Birşey söylemedi, sadece Orion'un elini iki eliyle tutup kolundan çekti.
"Kendine zarar vermek sana istediğin cevabı vermeyecek, Orion. Yapma şunu." Hasharia mırıldandı, Orion'un eli gevşediğinde, Hasharia onun elini bıraktı. Hasharia birilerinin zarar görmesini sevmiyordu. Ne kadar küçük olursa olsun, özellikle de birinin kendisine zarar vermesi, onu çok korkutuyordu.
"..özür dilerim, majesteleri." Orion, Hasharia'yaya bakmadan özür diledi. "Sadece- bilmiyorum.. Yıllardır onun en yakınıyım, bunu benden saklaması-" Orion avuçlarını gözkapaklarına bastırdı ve titrek bir nefes aldı. "Ben.." Orion etrafına baktı. Parmaklarıyla oynuyordu. Hasharia onu garip bulmazdı.. Konuşmadan önce uzun bir süre tereddüt etti. Ellerine bakarak sessizce konuştu. "Ben onun ilki olurum sanıyordum.. Formaliteden evlendiklerini söyledi ama- bilmiyorum, çok iyi anlaşıyorlardı, kişilikleri çok benzer.. Ben onunla yarışabileceğimi düşünmüyorum ve ben buna dayanamıyorum."
"Orion. Saçmalama. Yıllardır Larg ve senin yanındayım, ortada yarışma falan yok. Olsa anlardık, değil mi? Larg büyük ihtimalle doğruyu söylüyor, ama neden sana önceden söylemediğini sen sormalısın." Hasharia hafifçe sakinleştirdi. "Hadi bak, mantıklı bir açıklaması vardır. Gel, su alalım sana. İçki içmek kötü etkiliyor şu an seni, belli." Hasharia, Orion'u kolundan çekip bar tezgahına yöneldi..
O sırada masada:
Larg'ın modu düşmüştü. Nezaketten hala Eleanor ile konuşuyordu, ama aklı Orion'daydı. Kendini çok suçlu hissediyordu- Orion'a söylemeliydi. Ondan bunu saklamamalıydı. Neden söylemediğini bile bilmiyordu. Orion'un ne kadar sinirlrnip hayal kırıklığına uğradığını hayl bile edemiyordu.. İlk kez Orion'un onu affedemeyeceğini hissetti. Kendini gergin hissediyordu, Orion'un her zaman yaptığı gibi hafifçe saçıyla oynamaya başlamıştı ki Eleanor konuştu.
"Demek ki komutan oldun, ha, Larg?" Larg gözlerini masadan kaldırıp hafifçe gülümsedi. "Gurur duydum seninle.. Her zaman hayalindi bu senin... Başarman gerçekten beni çok mutlu etti."
"Ahah.. Evet.." Larg cevap verirken, Eleanor sandalyesini ona yaklaştırmıştı. Dirseğini masaya, yanağını ise eline dayadı ve gülümsedi.
"Ee?"
"Ha..?"
"Ee diyorum Larg.."
"Ne demek istiyorsun?"
"Orion. Olayı ne?" Eleanor bilir ve imalı bir tonda sormuştu. Larg'ın yüzü kızardı ve ellerine baktı.
"Neyden bahsettiğini bilmiyorum." Eleanor sadece kıkırdadı.
"Hadi ama Larg. Bana gerçeği söyle. Ne var aranızda..?" Larg bir süre cevap veremedi. Orion ile buna bir ad koymamışlardı. Koymaya korkuyorlardı. Birlikte uyumuşlardı, en zor zamanlarında beraber olmuşlardı. Sürekli el tutuşuyorlardı, yakın duruyorlardı. Ama buna bir ad koymak beklenti demekti ve Larg, Orion'un beklentilerini karşılayamamaktan çok korkuyordu. Orion onun için özeldi. Onu görünce kalbi çarpıyor, nefesi kesiliyor ve içi ısınıyordu. Larg bunu fark etmeden Orion, onun herşeyi olmuştu. Orion sadece sevgilisi ve ya arkadaşı olduğunu söyleyebileceği biri değildi, çünkü bu onların arasındaki şeye kıyasla çok zayıf kalırdı.
Larg kafasını kaldırıp Eleanor'a, erkeklerden hoşlandığını keşfetmesine yardımcı olan kişiye, baktı.
"Ben.. Bilmiyorum.." Eleanor onun açıklamasına izin verdi. "Ben ona sadece sevgilim diyemiyorum...ama arkadaşım da değil." kısık bir sesle söyledi. Hafifçe saçıyla oynuyordu.
"Larg.."
"Eleanor- hayatımın her yanında o var, hayatımın her bir parçası onunla.. Orion.. Galiba sadece.. o benim Orion'um. Onu ifade edebilecek başka bir kelimem yok." Eleanor hafifçe güldü. Bu dalga geçen bir ses değildi. Mutlu bir tepkiydi.
"Onu bulduğuna sevindim.. Ama ona neden söylemediğini açıklamalısın. Ben bile bilmiyorum neden söylemediğini."
"Yapacağım, Eleanor.. Anlayışın için teşekkür ederim.. Ve- bana açıklamamda yardım eder misin..? Ondan birşeyi bu zamandır sakladıktan sonra bana ne kadar inanır bilmiyorum.."
"Yardım etmeye çalışırım, Larg."
Bir süre sonra Orion ve Hasharia geri dönmüş; Hasharia, komutanı sakinleştirmeyi başarmıştı. Geri geldiğinde Prens'in yanında bir adam oturuyor, konuşuyordu. Prens siniri bozulmuş görünüyordu. Hasharia onları selamlayıp yerine geri oturdu.
Orion ise yeniden Larg'ın karşısına oturmuştu. Artık o kadar da sinirli görünmüyordu. Larg tam konuşacaktı ki masanın ucundan bir gülüş geldi ve herkes oraya odaklandı..
(Burayı fazla yazmayacağım, bölümü izleyenler zaten biliyor)
Bayağı bir vakit geçmiş, saraya apar topar götürülmüşlerdi. Prens ve Thenio'nun Venedik kraliçesinin oğulları oldukları öğrenilmişti ve daha fazlası.. Larg ve Orion'a beraber oda verilmişti, Eleanor'a da istediğinde saraydan çıkabileceği söylenmişti. Orion fazla konuşkan değildi ama Larg'ı görmezden de gelmiyordu. Larg ve Eleanor birkaç saattir dışardaydılar. Hasharia da Prens'leydi. Bu, Orion'a kendi başına düşünme fırsatını vermişti.
Komutan, odalarında olan balkonda duruyor, dışarıyı izliyordu. Bir süre sonra festival tamamen başlayacaktı. Larg ve Eleanor odaya beraber girdiler. Larg bir süre konuşamadı, sonra ağzını açtı. Elleri arkasındaydı.
"Orion. Konuşabilir miyiz?" Orion hafifçe geriye döndü ve kafasını salladı. Hala pek konuşmuyordu. İlerleyip ikilinin önünde durdu.
Uzun süre kimse konuşmadı. Orion, iki kişinin önünde dururken kendini savunmasız hissediyordu; kollarını beline hafifçe sardı. "Ee..? Birşey demeyecek misin?"
"E-eh- evet. O.." Larg derin bir nefes aldı. Her zaman başkaları için açıklama yapmıştı- kendi için yapmak neden bu kadar zordu? "Orion, ben.. Özür dilerim. Sana söylemeliydim. Ama sana gerçekten Eleanor'la aramızda hiçbirşey yaşanmadığının güvencesini verebilirim."
"Evet, Orion. Larg ile asla aramızda birşey yaşanmadı, sana söz veriyorum." Eleanor destekledi.
"Peki.. Diyelim ki dediğiniz doğru.. Peki bana neden söylemedin, Larg? Eğer aranızda hiçbirşey-"
"Korktum." Larg itiraf etti. Orion dondu. "Eğer önceden evli olduğumu öğrenirsen bana karşı uzaklaşırsın diye düşündüm. Ve korktum. Seni yine kaybetmekten, seninle yakın olamamaktan korktum." Larg Orion'a bakıyordu. Fazla belli olmasa da yanakları kızarmıştı. "Bak, Orion. Ben bunda iyi değilim. Ama senin için denemek istiyorum.. Lütfen. Bana bunu düzeltmem için izin ver." Larg Orion'un kollarına baktı. Orion'un kolları ise refleks olarak vücudundan ayrıldı. Bu olunca, Larg, onun ellerini tuttu.
"Larg-"
"Orion. Belki sana her gün hislerimi söyleyemem. Ama gösterebilirim. Eğer beni affetmek içinden geliyorsa, lütfen."
Orion ellerine soğuk birşeyin bastırıldığını hissetti. Bu, Larg'ın taktığı yüzüklerden biri değildi. Bir süre bakıştılar. Orion kalbinin hızlandığını hissediyordu. Eleanor kapının yakınında duruyor, ikisini izliyordu. Yüzünde umutlu bir ifade vardı. Larg ellerini çektiğinde bir süre eline bakamadı. Larg'dan gözlerini ayıramıyordu. Sonunda gözlerini ayırıp eline baktığında dondu.
"Bir süredir planlıyordum.. Bu ana denk geldi. Onları da bulunca.." birden Orion'un kollarını belinde hissetmesiyle festivalin resmi olarak başladığını ifade eden fişekler patlamıştı. Bu denk getirmeyi düşününce Larg'ın başı döndü. Kendi kollarını Orion'un beline sardı. Bir süre kaldılar öyle. Larg, sonunda rahatladığını hissetti.
"Sana açıklaman için zaman vermeliydim.." hafifçe bir nefes aldı. Eleanor, onları izliyor, gülümsüyordu.
Orion geri çekildi. Larg'ın elini tuttu ve elindeki Rene yüzüklerinin birisini Larg'ın yüzün parmağına, diğerini kendininkine taktı.
Buna hala bir ad takmayacaklardı. Çünkü herşey çok zayıf geliyordu.
Larg Orion'un, Oriom ise Larg'ındı.
Birbirlerinin kişileriydiler.
