Actions

Work Header

Rating:
Archive Warning:
Category:
Fandom:
Relationship:
Characters:
Additional Tags:
Language:
Türkçe
Stats:
Published:
2025-01-24
Completed:
2025-05-16
Words:
101,084
Chapters:
70/70
Comments:
21
Kudos:
380
Bookmarks:
6
Hits:
19,317

Hudutsuz Sevda One Shots

Summary:

Hudutsuz Sevda HalZey tek bölümlük hikayeler...

Notes:

Halil İbrahim'in Zeynep'in metresi olması konusu bana ilham verdi, bunun muhabbetini yaptıkları kısa bir sahne yazdım:)

Chapter Text

Şömine odanın köşesinde usul usul yanıyor, alevlerin sıcak ışığı odayı sarmalıyordu. Halil, kanepeye yayılarak oturmuş, bir elinde kahve fincanı, diğer eliyle göğsüne yaslanmış olan Zeynep’in saçını okşuyordu usul usul. Zeynep’in gözleri kapalıydı, anın tadını çıkarıyor gibiydi. Şöminenin sıcaklığı yüzünü aydınlatıyor, saçlarını altın renginde parıldatıyordu.

"Halil İbrahim," diye sessizliği bozdu Zeynep içini çekerek. "Farkında mısın, şu an çok garip bir durumdayız."

Halil kaşlarını kaldırdı, fincanı masaya bırakarak Zeynep’e döndü. "Garip mi? Ne durumdaymışız ki biz?"

Zeynep gözlerini devirdi ve hafifçe gülümsedi. "Hani ben evliyim ya, Halil İbrahim. Başkasıyla. Ve burada seninle oturmuş şömine karşısında kahve içiyorum. Bu normal mi sence?"

Halil İbrahim’in yüzü bir anlığına gerildi. Zeynep’in bir başkasıyla kağıt üzerinde de olsa evli olma düşüncesi içinde ilkel bir yerlere dokunuyordu. Ama Zeynep’in bu konuda gerçekten tedirgin olduğunun farkında olduğu için içinde kopan fırtınayı ona belli etmek istemiyordu. O yüzden duygularını bastırıp sahte bir ciddiyet ifadesi takındı. "Yani... Bu açıdan bakarsak garip, haklısın. Çünkü şu aşamada, teknik olarak... ben senin metresin oluyorum."

Zeynep bir an dondu, ardından kahkahalara boğuldu. Halil’in ciddi bir ifadeyle bunu söylemesi, tüm gerginliği dağıtmıştı. "Metres mi? Ne diyorsun Halil İbrahim?"

Halil omuzlarını silkti, gözlerini kısarak alaycı bir gülümseme yerleştirdi yüzüne. "Evet. Başka ne denir ki? Evlisin. Benimle buradasın. Zaten hayatımın çoğunu seni beklemekle geçirdim. O zaman bunun resmi adı budur."

Zeynep gülerek başını iki yana salladı. "Yani durup durup ciddiyetini böyle bir anda bozman inanılmaz cidden."

Halil gülümseyerek Zeynep’e yaklaştı, ellerini Zeynep’in ellerine uzattı. "Zeynebim, açıkçası sen bana hangi etiketi verirsen ver bununla gurur duyarım" dedi teatral bir şekilde.

Zeynep bu laf üzerine daha da güldü, ama gözleri hafifçe dolmuştu. "Of Halil İbrahim," dedi, hala gülümseyerek. "Ne desem bilemiyorum şu an."

Halil bir an sustu, gözlerini Zeynep’in yüzüne dikti. "Zeynebim, inan bana bir deftere atılmış uyduruk bir imza benim umrumda değil. Çünkü sen benimsin, bu asla değişmeyecek. Ne durumda olursak olalım, benim için tek gerçek sensin."

Zeynep, Halil’in gözlerindeki kararlılığı görünce içi ısındı. Hafifçe onun yanağına dokundu, sonra omzuna yaslandı. "Sen dünyanın en tuhaf adamısın, biliyor musun?"

Halil, Zeynep’in saçlarına bir öpücük kondurarak mırıldandı. "Ve sen dünyanın en muhteşem kadınısın."