Actions

Work Header

Bakıcılık

Summary:

Prens, bebek için bakıcı ararken bebeğe bakacak biri lazım!

Tüm karakterler Prens dizisi ve yapımcılarına aittir!! ^^

Work Text:

Bongomia'da işler yolunda gidiyordu. Savaşlar şu anlık bir son bulmuştu. Prens'in bebeğine ismi verilmişti. Prens-şimdilik Küçük Prens-. Ve şu an bebeğe bakacak biri lazımdı. Herkes toplantı(?) odasında toplanmış, duruyorlardı. Prens, nedeni bilinmeyen bir şekilde herkesi buraya çağırmış ama konuşmuyordu. Sadecw oturuyor, düşünüyordu. Hasharia, Sion, Kalesh, Köle, Orion ve Larg, hepsi birbirlerine bakıyor, Prens'in konuşmasını bekliyordu. Thenio direkt gelmemişti. Küçük Prens, Hasharia'nın kucağında duruyordu. Babasının aksine çok sakin bir bebekti. Hasharia bunu, Kral Thun'un anlatışından biliyordu. Sonunda Prens konuştu. 

"Şimdi, benim varisime, biricik vahşi tırtılma kim bakacak?" herkes sessiz kaldı. 

... 

"Köle?" Köle başını salladı. 

...

"Hasharia?"

"Abi, saçmalama."

... 

"Siooonn.. Sen erkek ç-"

"Hasharia haklı. Çıldırma, Prens. Kaç yaşındayım, çocuk mu bakacağım?"

... 

... 

"Ben-"

"Kalesh, siktir git." yine bir sessizlik oldu. Orion, kendisine sorulmaması için göklere dua ediyordu. Prens derin bir nefes aldı. "Tamam. Köle, gel. Seninle bakacak biri bulacağız."

"E Prens'e kim bakacak?" Kalesh hızlıca sordu. Sion ve Hasharia bakıcılık yapmsk istemiyorlardı. Prens ayağa kalktı ve Küçük Prens'i Hasharia'dan aldı. Bir süre kollarında tuttuğunda Kalesh'in yüzünr bir gülümseme geldi ve tam kollarını açmıştı ki Prens, bebeği Orion'a tuttu. Anlık bir sessizlik oluştu. Orion, Larg'a baktı. 

"Alsana Orion. Larg da sen de gelmiyosunuz zaten, bakın beraber. Bebemi komutanlara emanet etmeyeceksem kime edeceğim? Dedesinin karısına çakan kardeşine mi? Güldürmeyin beni!" Kalesh ve Sion'un yüzleri aynı anda düştü. Prens hala bebeği uzatıyordu ama Orion donmuştu. Doğru bir şekilde bebek tutmayı bilmiyordu- ya zarar verirse??? Ya düşürürse?? Ya bebek onu sevmeyip ağlamaya başlarsa- Sonra arkasından bir iç çekme sesi geldi. Larg hafifçe ileri adım atıp Küçük Prens'i kafası ve sırtından destekleyerek kollarına aldı. Prens boş boş Larg'a baktı. "Lan sen çocuk tutmayı biliyor musun?"

"Eh.. Yani. Severim çocukları.." Larg, Küçük Prens'i kendine yakın tutuyordu. Bebek gülüyor, Larg'ın sakalını tutuyordu. Orion geri adım atmış, etkilenmiş şekilde ayak uçlarında, Larg'ın omzunun üstünden bebeğe bakıyordu. 

"..ppeki o zaman. Ama bana bakın, birşey olsun bebeme sizi çok fena yaparım. Anladın mı?" Larg başını salladı. Prens, bebeğin saçını öptüktem sonra seslendi. "Gel, Köle!" bu seslenişiyle toplantı odasından çıktılar. 

"İnanabiliyor musun, Sion? Çocuğu bana vermedi!" Kalesh söylendi. Hasharia derin bir nefes aldıktan sonra ayağa kalktı. Larg'a doğru ilerledi. 

"Benim odamda işlerim var. Yemeğe falan ihtiyacı olursa mutfağa gidin, ordakiler yardımcı olur." Hasharia bilgilendirdi. Hafif bir gülümsemeyle Küçük Prensin başını okşadıktan sonra Larg ve Orion'a baktı. "Güveniyorum size. Dikkatli olun, lütfen."

"Her zaman, Prensesim." Orion, Larg'ın omzuna hafifçe yaslanarak söz verdi. Hasharia çıkınca Larg, Kraliçe Sion'a baktı ve hafifçe eğilerek izin istedikten sonra uzun zamandır ilk kez önünde değil yanında yürüyen Orion, kollarında bebekle çıktı. 

Bir süre koridorlarda dolaştılar. Küçük Prens etrafı inceleniyor, mutlu sesler çıkarıyordu. Larg onun saçıyla hafifçe oynuyordu. Sonunda kraliyet aile tablosunun önüne geldiklerinde, Larg tutuşunu tek kola verecek şekilde düzeltip gülümsedi. Farklı kişilere işaret ediyor, kim olduklarını söylüyordu. Orion birkaç adım ötede Larg'ı izliyordu. Bebeği tek kolunda hafifçe sallamasını, ona tablodaki kişileri tanıtışını izliyordu. Larg çok nazikti. Dikkatliydi. 

"..Çok iyi bir baba olurdu.." diye düşünmeden edemedi Orion. Bu düşünceyle yanakları hafifçe kızarıyor ama düşüncesi bile içini kıpır kıpır ediyordu. Larg'ı en son Hasharia daha çok küçükken çocuk bakarken görmüştü, zaten Kral Thun ve Kraliçe Sion meşgulken Larg ve Orion prensesi yanlarında tutuyorlardı. Hasharia zaten savaşmayı öğrenmek istiyordu, Larg ve Orion'un yanında durabilmek ona bahane oluyordu. Hasharia ile ilgilenmek Orion'u o kadar fazla etkilememiş olsa da-etkilemişti, sadece bunu itiraf etmiyordu- şu an Larg bir bebek ile ilgileniyordu. Küçücük, narin bir bebekle. Ve bebek, Larg'ı seviyordu. Sürekli kahkahalar atıyor, tabloya dokunmaya çalışıyor, başaramayınca da Larg'ın elini tutuyordu. Larg kafasını kaldırıp Orion'a baktı. Orion ellerinin hafifçe titrediğini hissediyordu. Yanakları hala hafifçe kızarmıştı. Örgüsünün ne zaman ellerine geldiğini bilmiyordu. Örgüsüyle uğraşarak Larg'ın yanına doğru yürüdü. Bebek onun parmağını tutuyordu. Orion Larg'ın yanına geldiğinde, Küçük Prens'e baktı. Çok küçüktü. Hayatında görüğü en tatlı şeylerden biriydi. 

"Sen de tutmak ister misin?" Larg hafifçe sordu. Orion, kalbinin sanki yarıştaymış gibi attığını hissediyordu. 

"Ama ben tutmayı bilmiyorum-" Larg güldü, Orion'un sağ elini tuttu ve bebeğin boynuyla kafasının tam ortasına yerleştirip onu Orion'un göğüsüne tuttu.

"Altından destekle." Orion, Larg'ın talimatını dinledi. Larg sonunda bebeği Orion'a bıraktığında, Orion sanki tüm endişeleri bedenini terk etmiş gibi hissetti. Hafifçe bebeği sallamaya başladı ve onun ağzından kaçan küçük, mutlu bir ses ile kalbinin eridiğini hissetti.

"Larg-.. Larg, bu çok tatlı." Orion, fısıltıdan bir tık yüksek bir sesle mırıldandı. Sesini yükseltirse bebeği korkutp kıracak gibi hissediyordu. Bu, Larg aksine, bu kadar küçük bir bebekle ilk kez doğru dürüst bir temasa geçişiydi. Doğru dürüst küçğk bir bebeğin yanında bile bulunmamıştı. Bebeği göğüsüne daha yakın, dah güvenli bir şekilde tuttu. Larg, bunu izlerken hafifçe güldü. 

"Tutmaya devam etmek ister misin ben mi alayım?"

"Bir- bir dakika ver bana.." Orion bir süre boyunca sessiz kalıp Küçük Prens'i kendine yakın tuttu. Sonra da derin bir nefes alıp Larg'a geri verdi.

Üçü bir süre kalede dolaşmışlar, bebekle oyun oynamış ve ilgilenmişlerdi. 

Bir süre sonra Prensin uykusu gelmişti, ama Larg onu beşiğine bıraktığında sızlanmaya, gözleri dolmaya başlıyor ve dudakları bir somurtmaya kıvrılıyordu. Larg bu durumda yapılacak en mantıklı şeyi yaptı.

Üçü Larg'ın yatağında oturuyor, Larg bebeğin sırtını patpatlıyor ve hafifçe mırıldanarak bebeği uyutmaya çalışıyordu. Sonunda başardığında hafifçe gülümsedi ki omzuna bir kafa yaslandı. Kafasını çevirip Orion'a baktı.. O da uyuyakalmıştı. Kollarında bir bebek, yanında en yakını.. Bu "gerçek" bir aile olmasa da, Larg için yeterliydi. KKafasını çevirip hafifçe Orion'un alnını öptü, sonra da kolunu hafifçe kaldırıp Orion'un omuzlarına sardı. Orion'un kafası artık göğüsüne yaslıydı. İkisinin de rahat olduğuna emin olduktan sonra da kendi kafasını duvara yasladı. Eli, Orion'un saçıyla oynuyordu.

"İyi geceler, Orion.."

Yarın başka bir gündü.

Orion'la olması yeterliydi.